Almanya Ekonomisi 2008
Genel
İstatistiksel olarak bakıldığında 2008 Alman ekonomisi için iyi bir yıl oldu. Dış ticaret rakamları bu sene de yükselişteydi, istihdam arttı, devlet harcamaları oranı azaltılabildi, gayri safi yurtiçi hasıla arttı. Çin Halk Cumhuriyeti'nin ekonomi performansında Almanya'yı geçmesi, beklendiği için şaşırtıcı olmadı. Ama önemli olan kişi başına düşen gelir miktarıdır.
Ne var ki; 2008 yılı ekonomik küçülme yılı olarak hafızalara kazındı. Henuz 2007'de başlayan ve aşırı
kızışan, Amerikan gayrimenkul sektöründe başlayıp 2008 yazında tum dunyayı saran finans krizi derin
yaralar bıraktı. Son beş yılda ciddi bir büyüme gösteren dünya ekonomisiyle paralel olarak enerji fiyatları da giderek daha yüksek değerlere ulaştı. 2008 yazında petrol fiyatları tavan yaptı. Ancak ulusal ekonomilerin çoğu, patlayan enerji fiyatlarını karşılayacak güçte değildi. Bankalar ardı ardına yüksek kredilerin karşılığını alamadıklarını açıklamak zorunda kaldılar.
Bankalar birbirlerine güvenemez hale geldi. 2008 sonbaharına gelindiğinde ise dünya finans sisteminin
toptan çökeceğine dair endişeler dile getirilmeye başlandı. Böylece Almanya ekonomisi de önceki iki yıla oranla gözle görülür bir farkla daha az büyüme kaydetti. Enşasyondan arındırılmış gayri safi yurtici hasıla (GSYH) önceki yıldan sadece %1,3 daha yüksek gerçekleşti. 2007 yılında bu değer %2,5 ve 2006 yı-
lında %3,0 düzeyinde gerçekleşmişti.Bununla birlikte dış ticaret de, 2008 yazından beri ciddi bir düşüş gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri ve hatta Rusya gibi önemli pazarlarda da önemli bir daralma yaşanıyor.
Toplu sözleşmelerin olumlu sonuçları ve enerji fiyatlarındaki büyük gerileyiş tüketicilerin yıl sonunda
da tüketim heyecanını arttırdı. Buna göre tüketim araştırmaları şirketi GfK'nın tüketim ortamı endeksi1
2008 Aralık'ında 1,9'dan 2,1'e çıktı.
Tahminler
2009 zor bir yıl olacak. Son tahminlere göre GSYH'de %-2,3'lük4 bir gerileme bekleniyor. Finans krizinin etkileri reel ekonomide hissedilmeye devam edecek. Firmaların kredi alması giderek zorlaşacak. Pek çok şirket fabrikalarını birkaç haftalığına kapatacak ya da kısa mesai yapacak. İşas eden firmaların ve işsizlerin sayısı artacak. Özel tüketim azalacak ve moraller bozulacak.
Bankalar SoFFin (banka kurtarma fonu) desteklerine daha fazla bağımlı olacak ve yeni birleşmeler yaşanacak. Yeni yapılanma sonucunda eyalet bankalarından geriye yalnız iki veya üç kuruluş kalacak. Devlet daha çok bankaya ortak olacak. 2009 başında Alman Federal Cumhuriyeti, Commerzbank'ın %25 (Artı bir) hissesini satın almıştı; sırada Hypo Real Estate HRE var. Almanya ihracatçı ülke konumu nedeniyle son derece yavaşlayan dünya konjonktüründen büyük ölçüde etkilenecek.
Siyaset takviminde ise önemli tarihler yaklaşıyor. Yaz başında Federal Kurultay (Bundesversammlung)
cumhurbaşkanını seçeçek. Haziran'da Avrupa Parlamentosu seçimleri var. 27 Eylül'de federal meclis seçimi gerçekleşecek. Ocak 2009'daki Hessen seçimlerinin ardından, Saarland, Sachsen, Thüringen (30.08) ve Brandenburg (27.09) eyalet meclisi seçimleri yapılacak. CDU, SPD, FDP ve Yeşiller'in yanı sıra demokratik sol görüşlü parti Die Linke5 de siyaset sahnesindeki yerini iyice sağlamlaştırmaya başladı.
Tablonun karamsar görünmesine rağmen, Almanya için tahminler o kadar da kötü değil. CDU veSPD'nin Büyük Koalisyonu yıl başında yeni bir konjonktür paketi üzerinde anlaşmaya vardı.
Eğitim kurumları ve altyapı yatırımlarının yanında firmalar icin yeni kredi yardımları hazırlanıyor. Motorlu taşıt vergilerinin karbondioksit salınımı temelinde yeniden düzenlenmesi ve en az dokuz yaşındaki aracını hurdaya çıkarmak koşuluyla bir yaşını doldurmamış veya sıfır kilometre otomobil alacaklara uygulanması planlanan 2500 avroluk “hurda primi” otomobil endüstrisinde piyasayı canlandıracak gibi görünüyor.
Gelir vergisinde sert artan oranlılık ya da gizli vergi artışı diye tabir edilen uygulamaya6 mükelleşer yararına yeni bir düzenleme getiriliyor. Bu yatırım ve teşviklerin getireceği kalıcı etkiler, gelecek icin değerli birer yatırım olduklarını kanıtlayacak.
Krizle sarsılan finans sektörüne devletin yaptığı mali yardımlar da gelecekte cok iyi karşılık bulacak
yatırımlara dönüşecek. Örneğin devletin Commerzbank'la ortaklığı iyi bir işletme modeline sahip bir
şirkete katılım icin olabilecek en uygun dönemde, yani bankanın borsa kurunun tarihinde en düşük değere indiği zamanda gerçekleşti. Eninde sonunda yükselecek olan borsa kuru devlet bütçesi icin gerçekleştirilebilir gelir anlamına gelecek.
Enerji fiyatları dünya genelinde yalnızca geçici olarak düşüşte. Birçok devlet ekonomisi bu nefes alma molasını yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği için yapacağı devasa yatırımlarla değerlendirecek. Bu arada daha çevre dostu ve ekonomik calışan otomobillere talep de artacak. Örneğin ABD'nin Barack Obama liderliğindeki yeni yönetimi şimdiden bu konuda net sinyaller veriyor.
Bu alanlarda da çok başarılı olan Alman ihracat ekonomisi bu gelişmelerden önemli kârlar sağlayacak. Almanya ayrıca, belirsizlik dönemlerinde yatırım ve sermayenin sağlam yatırım araçlarına ve piyasalara kaydırılmasından da kazançlı çıkacak. Örneğin Alman gayrimenkul piyasası gelişmekte olan ekonomilerin (Emerging Markets) gayrimenkul piyasaları üzerine yapılan daha kötümser tahminlerden olumlu etkilenecek. Buna göre, 2009 başında cazip gayrimenkul piyasaları listesinde Alman şehirleri Münih (geçen sene 4.) ve Hamburg (geçen sene 3.) ilk iki sıraya oturdu. 3. sıradaysa İstanbul (önceki yıl 2, sıradaydı) bulunuyor.
Tahminler ikinci çeyreğin sonunda daha iyimser görünecek ve dördüncü çeyrek döneme girilmesiyle
birlikte konjonktür göstergeleri yeniden pozitife dönüşecek.
2) Kaynak Federal Hükümet Yıllık Ekonomi Raporu 2009
3) Diğer konjonktür göstergeleri için bkz. Alman İstatistik Enstitüsü www.destatis.de
4) 19.01.2009 tarihli AB 2009-2010 ara tahmini
5) PDS'nin halefi
6) Sert oranlılık = gelir artışı durumunda vergi tutarında orantıyı aşan artış; net gelir artışını negatif etkiliyor.





