Istanbul

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası
  • Odamız Hakkında
    • AHK Türkiye’nin tarihçesi
    • DEinternational
    • İletişim ağları
    • Yönetim Kurulu
    • Yetkililer
    • İletişim
  • Hizmetlerimiz
    • DEinternational
    • Geschäftspartnersuche
    • Lieferantensuche
    • Marktrecherchen
    • İthalat / İhracat
    • Termin- und Reiseorganisation
    • Firmenauskunft
    • Tahkim Müessesesi
    • Aracılık Hizmeti
    • Eğitim
    • Yatırımlar
    • Vize Hizmetleri
    • Banner reklam
    • Sponsorluk olanakları
    • Yetkililer
  • Üyeler
    • Üyelik genel
    • Üyelik Avantajları
    • Members-to-Members
    • Üyelik Dilekçesi
    • Üye Listesi
  • Yayınlar
    • Dergimiz "ODA"
    • Yıllık Rapor
    • e-Bülten
    • Yayınlarımız
  • Etkinlikler
    • Seminerler
    • Üye Etkinlikleri
    • Türkiye'deki Etkinlikler
    • Almanya'daki Etkinlikler
    • Event-Archive
  • Ülke Bilgileri
    • Ekonomik Raporlar
    • İstatistikler
    • Feiertage in der Türkei
    • Links Türkei
    • Links Deutschland
  • Haberler
Deutsch | Türkçe
  • Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası » 
  • Ülke Bilgileri » 
  • Ekonomik Raporlar » 
  • Türkiye Ekonomi Raporu 2010
  • Ekonomik Raporlar
    • Türkiye Ekonomi Raporu 2010
    • Almanya Ekonomi Raporu 2010
    • Türkiye Ekonomi Raporu 2009
    • Almanya Ekonomi Raporu 2009
    • Türkiye Ekonomisi 2008
    • Almanya Ekonomisi 2008
    • Türkiye Ekonomi Kronolojisi 2007
    • Almanya Ekonomi Kronolojisi 2007
  • İstatistikler
  • Feiertage in der Türkei
  • Links Türkei
  • Links Deutschland

Türkiye Ekonomi Raporu 2010


Türkiye güçlü bir ekonomik büyüme göstererek 2010 yılının ilk üç aylık döneminde dünya genelinde en başarılı sonuçlardan birini elde etti. Türkiye böylelikle ortalamanın üzerinde bir büyüme hızı ortaya koyarak ekonomik istikrarını kanıtlamış oldu. Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’sı (GSYH) 2009 yılında, dünya genelinde yaşanan ekonomik ve finansal krizin sonucu olarak yüzde 4.7 oranında daralmış, ancak 2009 yılının son üç ayında - 2010 yılında da güçlenerek sürecek olan - bir konjonktürel canlanma başlamıştır. Sadece 2010 yılının ilk üç ayında GSYH - bir önceki yıla kıyasla - yüzde 11.8 artış kaydetti. G-20 ülkeleri arasında daha yüksek bir büyüme hızına ulaşan yegane ülke yüzde 11.9 ile Çin Halk Cumhuriyeti oldu. GSYH’daki büyüme yılın ikinci çeyreğinde yüzde 10.2 olurken, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 5.5 oranına gerilemek zorunda kaldı. Bunun neticesinde yılın ilk dokuz aylık döneminde ortlama yüzde 9.2 oranında GSYH kaydedilmiş oldu.

 

Türkiye böylelikle dünyanın en büyük ulusal ekonomileri sıralamasında 17. sıraya yerleşti. Türkiye Avrupa Birliği (AB) üyesi olsaydı, AB üyeleri arasında Almanya, Fransa, İngiltere, İsveç, İtalya ve İspanya’dan sonra büyük bir başarıyla 7. sırada yer alacaktı. Dolayısıyla Türkiye Avrupa ülkelerine kıyasla da büyük başarı elde etmiş oldu. Ekonomik krizden hızla çıkılmasındaki en büyük etken 2001 yılında güçlendirilen nispeten istikrarlı bankacılık sektörü oldu. Ekonominin itici gücünü yüzde 20’nin üzerinde büyüme gösteren toptan ticaret sektörü ve imalat sanayi oluşturdu.

Özellikle 2010 yılının ilk altı ayında imalat, ticaret ve inşaat sektörlerinde çok olumlu gelişmeler kaydedildi. Bu sektörlerin reel büyüme oranları sırasıyla yüzde 18, yüzde 17 ve yüzde 15.1 ile genel ekonomik büyüme hızını belirgin şekilde aşmış oldu. Hizmet sektörü bir önceki yıla kıyasla ciddi bir değişiklik göstermedi. En yüksek büyüme oranları yüzde 10.8 ile ulaşım ve iletişim sektörlerinde, yüzde 6.8 ile finans sektöründe ve yüzde 9 ile gayrımenkul sektöründe kaydedildi. Özel sektör yatırımları yüzde 22 oranında artarken, özel tüketim yüzde 10 oranında yükseldi. Otomotiv ürünlerine ve yatırım mallarına yönelik talep artışı da ekonominin büyümesine belirgin katkı sağladı.1) Yine de ekonomi alanında elde edilen olumlu sonuçlar eleştirilere hedef oluyor. GSYH artışının çok yüksek oranlara ulaşmış olmasına gerekçe olarak 2009 yılının düşük büyüme oranları gösteriliyor ve yeni değerlerin yanıltıcı olduğu iddia ediliyor. Ayrıca 2010 yılının ikinci yarısında Türkiye’de asgari ücret net 599,12 TL olarak yeniden belirlendi. Sanayi, zanaat ve tarım alanında çalışanların büyük bölümüne halen asgari ücret ödeniyor. Dolayısıyla reel gelir düzeyi ekonomik büyümeye paralel bir gelişme gösteremediği için, özellikle alt sosyal sınıflar yaşamlarını kısmen yoksulluk sınırında sürdü rüyorlar. 2011 yılının ilk altı ayı için asgari ücret daha sonra 629,95 TL’ye yükseltildi.2)

Türk Lirası (TL) kuru 12 Eylül 2010’da dolar karşısında yüzde 1.1 oranında yükselerek 1.49 TL düzeyine geldi. Mayıs 2010’da Türk Lirası kuru ciddi bir düşüşle 1.89 TL/Euro, yıl sonuna kadar ise 2.01 TL/Euro oldu. Sanayi kapasite kullanım endeksi Aralık 2010’da 75.6 puana (Aralık 2009: 67.7 puan) yükseldi. Kasım ayında endeks 75.9 puanla rekor düzeye ulaşmıştı.3)

 

Enflasyon

 

Şubat 2010’da enflasyon oranı Aralık 2008’den bu yana ilk kez iki haneli rakamlara yükseldi. Bu yükselişte en önemli etkeni tütün, alkol ve yakıtlardan alınan Özel Tüketim Vergilerinin yükseltilmesi oluşturdu. 2010 yılının ortasında enflasyon yüzde 7.9 ve yıl sonunda da yüzde 6.4 düzeyine indirildi.4) Hedef enflasyon oranının yüzde 6.5 düzeyinde tutulması, orta vadede yüzde 5’in altına indirilmesiydi.


Yatırımlar

Türkiye son on yıl içinde doğrudan yabancı yatırımlar açısından gerçek bir “Hot-Spot” haline geldi. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Dünya Yatırım Raporu’na göre (World Investment Prospect Survey 2008/2010) Türkiye 2008-2010 döneminde doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler arasında 15. sırada yer alıyor. 2010 yılında Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımların hacmi 8,9 milyar $ olarak açıklandı.

Dış Ticaret

Orta Avrupa’daki firmalar için artık ulusal pazarlar yeterli olamıyor. Türkiye doğu ve batı arasındaki coğrafi konumu itibariyle ideal bir ihracat üssü oluşturuyor. Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortakları arasında (AB) ülkeleri halen belirgin farkla ilk sırada yer alıyor. 2009 yılında dış ticaret hacmindeki daralma döneminde AB’nin Türkiye’nin ihracatındaki payı yüzde 46 oranına geriledi. Ancak 2010 yılının ilk aylarında bu oran biraz yükselerek yüzde 48 düzeyine geldi.

Yine 2010 yılında hammadde, metal, kimyasal hammadde, sentetik elyaf ve kauçuk ve otomotiv ithalatında ortalamanın üzerinde artış oranlarına ulaşıldı. Ayrıca otomotiv, otomotiv yedek parçaları, makine, elektrikli cihaz, alüminyum ürünleri, plastik ve kauçuk ürünleri, fındık ve meyve ihracatı da ortalamanın üzerinde artış gösterdi.

Almanya 2010 yılında yine Rusya, Çin, İtalya ve ABD’nin önünde Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağını oluşturdu. Petrol ve doğalgaz alanında Çin Halk Cumhuriyeti Rusya’dan sonra en büyük ikinci üretici konumunda bulunuyor ve Almanya’nın üçüncü sıraya gerilemesine neden oluyor. Türkiye’nin ihracatında Almanya yine İngiltere, İtalya, Fransa ve Irak’ın önünde büyük bir farkla ilk sırada yer alıyor.5) Türkiye’nin 2008-2010 dönemine ilişkin ihracat ve ithalat verileri:

Geleceğe Yönelik Beklentiler

Hükümet de başarılı bir çalışma gerçekleştirdi. Son yıllar içinde kamu borçlarının GSYH’ya oranı yüzde 80’den yüzde 42 düzeyine geriledi. Buna göre 2011 yılında bütçe açığının yüzde 2.8 olması bekleniyor. Diğer taraftan Türkiye 2011 yılında muhtemel bir enflasyon artışı ile karşı karşıya kalabilir. Bu yöndeki tahminler hammadde fiyatlarındaki yükselişe ve talep artışına dayandırılıyor. Bu arada Merkez Bankası ekonominin aşırı canlanmasına engel olmak ve büyüme hızını kontrol altına alabilmek için kredi teminlerine de kısıtlama getirmeye çalışıyor.

Türkiye’nin yurtdışı borçları makul düzeyde seyrediyor. Yurtdışı borçlarının 2009 yılında GSYH içindeki payı yüzde 43.6 oldu. Uluslararası Para Fonu bu rakamın 2010 yılında yüzde 41.3 oranına gerileyeceğini, ancak 2011 yılında az bir artışla yüzde 43.4’e yükseleceğini tahmin ediyor. 2012 yılı için yüzde 45.5, 2013 için ise yüzde 47.9 oranları tahmin ediliyor. Ocak 2011 verilerine göre Türkiye’nin sanayi malları üretiminde – bir önceki yıla kıyasla – yüzde 18.9 artış kaydedildi. Büyüme hızı, pazara yönelik yüzde 14.8 düzeyindeki beklentiden daha yüksek oldu. Yurtiçi talebin güçlü olması ve borsa yatırımlarının artması 2011 yılının ilk üç aylık döneminde eko nomik büyümenin hızlanacağını gösteriyor. Ocak ayı içinde en hızlı üretim artışı yüzde 34.9 ile yatırım malları sektöründe görüldü. Bunu yüzde 22.2 ile yarımamul ürünler, yüzde 15.3 ile dayanıklı tüketim malları ve yüzde 13 ile enerji üretim sektörü izledi. 

2011 yılı için GSYH artışının yüzde 4.5 olması, kişi başına düşen gelirin ise 10.000 $‘ın üstüne çıkması bekleniyor. 2011 – 2013 dönemine ilişkin tahminler de GSYH artışının hızlanacağını gösteriyor. Bu gelişmede özellikle yatırımlardaki ve tüketim harcamalarındaki artışların belirleyici olacağı tahmin ediliyor.8) Ancak yüksek büyüme oranlarına rağmen işsizlik oranı çok yavaş gerileyecek. Bunun en önemli nedenini her yıl yüzde 1.1 oranında artmakta olan nüfus içinde yaş ortalamasının çok düşük olması oluşturuyor. Nitekim iş arayanlara her yıl 600.000 - 700.000 genç daha katılıyor.

Ayrıca Türkiye hükümeti ekonomik gelişmeye yönelik orta vadeli planlarında 2013 yılına kadar yatırımlara öncelik vermiş bulunuyor. Yatırımların 2011’de yüzde 5.5, 2012’de yüzde 8.7 ve 2013 yılında ise yüzde 9.6 oranında artırılması hedefleniyor. Yatırımlarda ağırlığın özel sektörde olması öngörülüyor. Planlamaya göre özel sektör yatırımlarının 2011 yılında yüzde 10, 2012 yılında yüzde 10.8, 2013’de ise yüzde 11.6 oranında artması hedefleniyor. Kamu işletmelerinin özelleştirilmesi, büyük çaplı altyapı projelerinde yap-işlet-devret modellerine ağırlık verilmesi de orta vadeli planlamada önemli yer tutuyor. Dolayısıyla otobanların ve demiryollarının geliştirilmesi ve enerji sektörünün özelleştirilmesi gelecek vadeden ticari girişimler arasında yer alıyor.

Türkiye ekonomisinin 2011 yılından itibaren yıllık ortalama yüzde 7 dolayında büyüme kaydedeceği tahmin ediliyor. Türkiye ekonomisinin Avrupa’da en hızlı büyüme gösteren ulusal ekonomi olduğu dikkati çekiyor. Goldman Sachs Yatırım Bankası tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye 2050 yılında dünyanın en büyük 9., Avrupa’nın ise en büyük 3. Ekonomisi olacak.

 

 

1) Bkz.www.tuik.gov.tr

2) Bkz. www.turkis.org.tr

3). Bkz. www.tcmb.gov.tr

4) Bkz.www.tuik.gov.tr, www.dpt.gov.tr

5) Bkz. www.dpt.gov.tr

6) Bkz.www.tuik.gov.tr

7) Bkz.www.tuik.gov.tr

8) Bkz. www.imf.org

9) Bkz. www.invest.gov.tr

10) Bkz. www.dpt.gov.tr; Bkz. Türkiye Hükümeti Orta Vadeli Program 2011 – 2013

11) Bkz. www.gtai.de

Roedl&Partner
NRWinvest
neckaralb
Banner Schenker
Yapı Kredi
Rumpf Consulting
o2skyscraper
  • Tavsiye Et
  • Yazdir
  • Basa Dön
  • İletişim
  • FAQ
  • Künye
  • Datenschutzerklärung
  • Sitemap
  • Home
  • Bundesministerium Wirtschaft und Technologie
  • Germany Trade and Invest
  • Deutscher Industrie- und Handelskammertag (DIHK)
  • iXPOS Das Außenwirtschaftsportal